KOMUNİST KANLI LİDERLER, UYGULADIKLARI VAHŞET İLE KOMÜNİST İDEOLOJİNİN GEREĞİNİ YAPTIKLARINA İNANDILAR








Komünist ülkelerde yaşanan bu vahşet bilançosu hiçbir komünist tarafından dönemin bir hatası olarak kabul edilmez. Vahşet, komünizmin gereğidir. 3.3 milyon insanı katleden Pol Pot, 1998 yılında ölüm döşeğinde "yaptıklarımdan dolayı vicdanım rahat" açıklamasını yaparken bu düşüncededir. Komünist kanlı liderler gerçekleştirdikleri vahşet ve katliamlar ile her zaman gurur duymuşlardır. Çünkü onlar öldürerek, yakıp yıkarak, kıtlık meydana getirerek, devletin hazinelerini yok ederek kendilerince komünist ideolojiye hizmet ettiklerini düşünürler. Çünkü beyinlerinde, bütün bunları kendilerine makul gösteren bir Darwinist ideoloji vardır. Bunu komünistlerin kendi sözlerinden anlamak mümkündür:

LENİN:

"POLİSLERİ, ASKERLERİ, DEVLET MEMURLARINI ÖLDÜRMEK, DEVLET KURUMLARINDA YANGINLAR ÇIKARTMAK... DEVLETİN HAZİNELERİNDEN PARALARI ALMAK... Devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı, İNSANLARI ÖLDÜREREK, BOMBALAYARAK, BİNALARI HAVAYA UÇURARAK KORKU YAYMAK ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır."

(Vladimir Lenin, Teorik ve Pratik Terör Hakkında, Moskova 2005)



"Propagandacılar her grubu basit bomba formülleriyle donatmalılar. Onlara işin mahiyeti hakkında açıklamalar yapmalı ve gerisini onlara bırakmalılar. Gruplar askeri eğitimlerine, derhal operasyonlara katılarak başlamalılar. BAZILARI BİR CASUSUN ÖLDÜRÜLME İŞİNİ VEYA BİR POLİS KARAKOLUNU BASMA GÖREVİNİ ÜSTLENMELİ. BİR KISMI İSE BANKA SOYMALI."

(Lenin, Collected Works, cilt 9, sf. 346)



"TERÖRÜ PRENSİP OLARAK HİÇ REDDETMEDİK VE HİÇBİR ZAMAN DA REDDETMEYİZ"

(Lenin Collected Works, Moskova, cilt 9, sf.19)



"Bazı kimseler BİZİ ZALİMLİĞİMİZ SEBEBİYLE AYIPLADIKLARI ZAMAN, bu kişilerin en basit Marksist prensipleri dahi nasıl unutabildiklerine hayret etmekteyiz."

(Pravda Gazetesi, 29 Ekim 1918)



"BİZ POLİTİK ÖLDÜRMELERE KESİNLİKLE KARŞI DEĞİLİZ. Sadece geniş halk kitleleriyle doğrudan bağlantılı olan BİREYSEL TERÖRİST HAREKETLER DEĞER TAŞIRLAR."

(Lenin, Collected Works, Moskov, cilt 35, s. 23)



"Sosyal-demokratların gururla ve böbürlenerek, "biz, anarşist, hırsız, soyguncu değiliz, biz bunların çok üstündeyiz, gerilla savaşını kabul etmiyoruz" dediklerini görünce kendime soruyorum: BU ADAMLAR NE SÖYLEDİKLERİNİN FARKINDALAR MI? Ülkenin her yerinde kara-yüzler hükümeti ile halk arasında silahlı çatışmalar ve çarpışmalar oluyor. DEVRİMİN GELİŞMESİNİN BUGÜNKÜ AŞAMASINDA, BU, KESİNLİKLE KAÇINILMAZ BİR OLGUDUR."

(Lenin, Gerilla Savaşı, 30 Eylül 1906, Proletari, Nr. 5)

MAO:

"Bir devrim, bir ziyaret partisi ya da bir makale yazmak ya da bir resim çizmek ya da nakış işlemek değildir; o kadar kibar ve zarif, acele etmeden ve nazik, o kadar ılımlı, kontrollü ve yüksek ruhlu OLMAMALIDIR. DEVRİM, BİR İSYAN VE AYAKLANMA, BİR SINIFIN DİĞERİNİ DEVİRDİĞİ BİR ŞİDDET HAREKETİDİR."

(Mao Tse Tung, Kızıl Kitap, 2. Bölüm: Sınıflar ve Sınıf Mücadelesi)

LEON TROTSKY:

"... Ülkede iktidarın kimde olacağı sorunu, yani burjuvazinin yaşatılıp yaşatılmayacağı sorunu, anayasa maddelerine değil, ŞİDDETİN HER BİÇİMİNE BAŞVURARAK ÇÖZÜLECEKTİR... KIZIL TERÖR, ÖLMEYE MAHKUM VE BUNA KATLANAMAYAN BİR SINIFA KARŞI KULLANILAN BİR SİLAHTIR."

( L. Trotsky, Défense du Terrorisme, s. 57, 82)



" ... İhtilal, ihtilalci sınıftan emrindeki bütün yöntemlerle gayesine varmasını talep eder; EĞER GEREKİRSE SİLAHLI BİR AYAKLANMA İLE, EĞER MECBUR OLURSA TERÖRİZMLE."

(Ann Arbor, Leon Troçki, Terörizm ve Komünizm, University of Michigan, 1963, s. 58)

JOSEF STALİN:

"ŞİDDETE DAYALI BİR DEVRİM OLMADAN, PROLETARYA DİKTATÖRLÜĞÜ OLMADAN, eski, burjuva koşulların böyle kökten bir şekilde dönüştürülmesi gerçekleştirilebilir mi?

( Joseph Stalin, Leninizm'in sorunları üzerine)



Böyle bir devrimin BARIŞÇIL OLARAK, burjuvazinin egemenliğine uyarlanmış olan burjuva demokrasisi çerçevesi içinde yapılabileceğine inanmak, YA AKLINI OYNATMIŞ VE NORMAL İNSANİ KAVRAMLARI YİTİRMİŞ OLMAK, ya da PROLETER DEVRİMDEN KÜSTAHÇA VE AÇIKÇA VAZGEÇMEK DEMEKTİR."

(Joseph Stalin, Leninizm'in sorunları üzerine)

CHE GUEVERA:

"Bu uzun süreli bir savaş demektir. Ve, bir kez daha yineleyelim, acımasız bir savaştır. SAVAŞ GELİP ÇATTIĞINDA, KİMSE ONU YUMUŞATIRIM DİYE KENDİNİ ALDATMASIN ve kimse, halkı uğruna katlanabileceği savaşın sonuçlarının verdiği korkuyla, SAVAŞI KIZIŞTIRMAKTA DURAKSAMASIN. BU, HEMEN HEMEN TEK ZAFER UMUDUDUR."

( http://kutuphane.halkcephesi.net/Che%20Guevara/chetricont.html)



"Benim Marksistliğim kök saldı ve saf hale geldi. BEN SİLAHLI MÜCADELEYE KESİN İNANIYORUM VE İNANÇLARIMDA KATIYIM."

(History and Will: Philosophical Perspectives of Mao Tse-Tung's Thought Yazar: Frederic E. Wakeman sf.66)

POL POT:

"Biz Marksistiz. BİZ DEVLETİN ORTADAN KALDIRILMASI KONUSUNU LENİN'DEN ÖĞRENDİK. MARKSİST-LENINİSTLER DEVLET İKTİDARINI ELE GEÇİRMENİN VE DEVLETİ ORTADAN KALDIRMANIN YOLLARINI ARAMALIDIRLAR. Para devletin bir parçasıdır. Dolayısıyla onu ortadan kaldırdık. Ve bundan sonra da eğer herhangi bir şeyi daha ortadan kaldırmamız gerekirse kaldıracağız."

(http://aydinlikyoldergis.blogcu.com/pol-pot-kendinianlatiyor-3/10351047)

İşte komünist vahşet budur. Komünist kanlı liderlerin sözlerinden özetle komünist ideoloji:

- barışçıl tek bir an bırakmamayı amaçlayan,
- insanı etkin, şiddetli ve soğuk bir ölüm makinesine dönüştüren,

- terörü prensip olarak mutlaka uygulayan,

- devrime karşı gelenlerin hemen oracıkta kafalarına kurşun sıkılması gerektiğini savunan,

- proletaryanın burjuva sınıfına uyguladığı şiddet sayesinde ayakta duran,

- yasayla kısıtlanamayan,

- liderlere, orduya ve polise suikast yapmayı mecbur gören,

- onların para kaynaklarına el koyan,

- "ölmeye mahkum" bir sınıfa karşı kızıl terör uygulanmasını şart koşan,

- hedefe ulaşmanın tek yolunun silahlı ayaklanma ve terör olduğunu savunan,

- barışçıl yollarla hedefe ulaşmayı düşünenleri "aklını oynatmış" ya da komünist ilkelerden vazgeçmiş olarak nitelendiren,

- askerlerin, kışlaların içinde ve dışında rahat edebilecekleri bir an dahi bırakılmamasını mecbur kılan,

- devleti tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir vahşet sistemidir.


Bunlar sadece sözde kalmamış, komünist kanlı liderler, yukarıda bazı örneklerini verdiğimiz açıklamalarında tarif ettikleri bu vahşeti tüm dünyanın gözü önünde uygulamışlardır. Bu vahşet senaryosu, hayali bir senaryo değildir. Kendisi dahil tüm insanları gelişmiş birer hayvan türü olarak algılayan ve doğadaki sözde çatışmanın bir gereklilik olarak toplumlarda da uygulanması gerektiğine inanan insanlar bu vahşeti yukarıdaki tariflerinden daha da abartılı bir şekilde hayata geçirmişlerdir. İdeolojileri onları, yaptıklarının doğru ve gerekli olduğuna inandırmıştır. Bu sapkın ideoloji, onların beyinlerinde bir inanç ve bir amaç var etmiştir. Batıl bir din haline getirdikleri bu inanç uğruna kitleleri katletmekten bir an bile çekinmemişlerdir. İnsanların büyük bir çoğunluğu için büyük bir korku ve dehşet nedeni olan komünist vahşet, bir komünist için yaşamın gereğidir ve mutlaka uygulanmalıdır.

İşte Darwinist zihniyetin ortam sağladığı ve geliştirdiği komünizm böyle vahşi bir ideolojidir. Bu nedenle bir komünistin beynindeki bu batıl inanç sistemini darmadağın etmeden onu geniş kitleleri katletmekten alıkoymak mümkün değildir. Darwinizm'in bilimsel olarak geçersizliğini görmesi dışında, bir komünisti yaptığı vahşetin mantıksızlığına ikna edecek neredeyse başka hiçbir yöntem yoktur.

Burada geçmişteki komünist katliamlara yer vermemizin sebebi, taviz verildiği takdirde, ülkemizin güneydoğusunda uygulanmak istenen komünist vahşetin de bundan farklı olmayacağını gösterebilmektir. Çünkü terörist ve komünist PKK yapılanması, aynı fikri zeminden, yani Darwinizm'den güç alır.