TÜRK İSLAM BİRLİĞİ
KÜRT KARDEŞLERİMİZE NELER GETİRECEKTİR?




Türk İslam Birliği'nden bahsedildiğinde bir kısım kişiler, "Peki ya Kürtler bu birlikte yer almayacak mı?" gibi cahilce bir soruyla ortaya çıkarlar. Bu soru, birliğin amacını ve hedeflerini tam olarak anlamamalarından kaynaklanmaktadır.

Türk İslam Birliği kurulduğunda içinde ilk yer alacak topluluklardan biri
Kürt kardeşlerimiz olacaktır.


Kürt kardeşlerimiz, hem Türk hem de Müslüman kimlikleriyle zaten doğal olarak bu topluluğun içindedirler. Söz konusu söylemler her zaman olduğu gibi Kürt kardeşlerimizi bizden ayrı göstermeye çalışan hastalıklı zihniyetin ürünüdür. Bu tarz yaklaşımlara asla izin vermemeli, Kürtlerle Türkler arasına nifak sokmaya çalışan art niyetli kimselerin çabaları boşa çıkarılmalıdır.

Türk İslam Birliği, bütün Kürt kardeşlerimizin de rahat etmeleri, bölücü terör örgütü PKK'nın zulmünden kurtularak huzur ve bolluk içinde yaşamaları için yegane çözümdür. Şu anda bölücü terör örgütünün amacı, önceki bölümlerde detaylı olarak anlattığımız gibi, bir devlet kurma söylemleriyle göz boyayarak Kürt kardeşlerimizi küçük bir bölgeye hapsetmek, onları her yönden kullanabilmek ve onlara orada her türlü sıkıntı ve zorluğu çektirebilmektir. Komünist zihniyet, zaten halkına bundan başkasını getirmez ve getirmemiştir de.

Türk İslam Birliği, bölücü terör örgütünün Kürt kardeşlerimiz üzerinde oynamak istediği bu çirkin oyunu ortadan kaldıracaktır. Öncelikle Türk İslam Birliği kurulduğunda PKK tehdidi diye bir sorun tarihe karışacaktır. Darwinist diktatörlüğün etkisiyle ve Müslümanların bölünmüşlüğünden faydalanarak kendisini şu anda güçlü gören PKK hareketi, böyle güçlü bir Birlik karşısında dehşete kapılacaktır. Türk İslam Birliği kurulduğunda komünist terör örgütünü caydırma metotlarına, ikna çabalarına, onlara karşı silahlı bir mücadele yapmaya gerek olmayacaktır. Türk İslam Birliği'nin kurulmasının hemen akabinde terör örgütü birkaç saat içinde o bölgeden KENDİ İSTEĞİYLE ayrılıp gidecektir. Komünist bölücü terör örgütü PKK tehdidi bir anda tarihe karışacaktır.

Şu anda PKK, Kürt kardeşlerimizi küçücük bir toprak parçası üzerinde sıkıştırmak istemektedir. Türk İslam Birliği bu oyunu bozacaktır. Kürt kardeşlerimiz o bölgede baskı ile tutulma ve sıkışık bir parça toprak üzerinde yaşama zorunluluğundan kurtulup dünyaya açılacaktır. Tahmin edilebileceği gibi Türk İslam Birliği kurulduğunda sınırlar yalnızca sembolik olarak varlığını sürdürecektir. Türk İslam Birliği çatısı altında birleşmiş ülkeler arasında seyahat vize veya pasaportla değil, yalnızca kimlikle gerçekleşecektir. Devletler ve politik idareler olduğu gibi kalacak, fakat sınırlar sevgiye ve dostluğa açılan kapılar olacaktır. Bunun ilk adımları şu anda atılmış durumdadır. Ülkemiz ile pek çok ülke arasında vizeler kaldırılmıştır. Çeşitli ülkelerle pasaport uygulamaları dahi kaldırılmaya başlanmıştır. Bunlar Türk İslam Birliği'ne doğru güzel bir gidişatın habercileridir.

Türk İslam Birliği'nin sınırları bütün dünyayı kapsayacağı için Kürt kardeşlerimiz bu Birliğin içinde dilerlerse Doğu'da kendi toprakları üzerinde yaşamaya devam edecek, isterlerse de diledikleri ülkeye açılabilecek, tehditlerden çekinmeden yolculuk yapabileceklerdir.

Ayrıca Kürt kardeşlerimiz, bölücü PKK terör örgütünün sistematik olarak empoze etmeye çalıştığı ikinci sınıf vatandaş iftirasından da kurtulmuş olacaklardır. Kürt kardeşlerimiz, son derece üstün meziyetlere sahip, yüksek seciyeli, İslam ahlakıyla ahlaklanmış değerli insanlardır. Türk İslam Birliği kurulduğunda, hakları daima korunacak, asla ve asla mağdur olacakları bir durumla karşı karşıya kalmayacaklardır. Zaten Türk İslam Birliği'nin getireceği zenginlik, güvenlik ve refah ortamı içinde yaşarken, bir yandan da İslam dininin getirdiği güzelliği herkesin yaşamasından kaynaklanan bir sevgi, saygı ve hürmet göreceklerdir. Hayatları boyunca bir daha asla komünist tehditlerin baskısı ile karşı karşıya gelmeyecek, asla ezilmeyeceklerdir. Türk İslam Birliği, Kürt kardeşlerimizin hak ettiği hayatı en mükemmel şekilde yaşayacakları, en mutlu olacakları ortamı sağlayacaktır.

Bu, Yüce Rabbimiz'in vaadidir. İnşaAllah bütün Müslümanların bir araya gelmesi ve huzur içinde yaşamasıyla Allah'a karşı en büyük farz görevi yerine getirilmiş olacaktır. Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyurur:

Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak mücadele edenleri sever.
(Saf Suresi, 4)